Bundan 4 ay önce Galatasaray taraftarı olarak takımdan ne bekliyorsak, beklentilerimizin karşılığının büyük bir bölümünü aldık diyebilirim.Beni tedirgin eden başlangıçta öngörmediğim 1-2 ufak detay da ortaya
çıktı.Ama devre arası tüm bunlara ilaç olabilecek bir ortam,beklentimiz en azından bu yönde.

İlk olarak Arda Turan konusunu ele almak istiyorum.Arda'nın futbolu tampozitif yönde ivme kazanacak derken,oynadığı oyunun kalitesi çok gerilere gitti.Bunda kaptan olmasının getirdiği sorumluluktan ziyade her
maçta birşeyler yapabilmek adına topu alıp kritik bölgelerde her defasında kendinin kullanmak istemesi geliyor.Aynı zamanda bir Hasan Şaş vari futbol da mevcut durumda şu anda kendisinde.Arda'nın sanırım
bu yönleri teknik ekip tarafından dikkate alınmak istenmiyor çünkü Arda'nın sorumluluk almaktan vazgeçebileceğini düşünüyor olabilirler.Fakat Arda 3. bölgede topla fazla oynayarak değil de akılcı pas oyunu
ile sorumluluk alırsa; istediğimiz Arda'ya kavuşabiliriz.Devre arasındakafasını toparlayıp deşarj olup 2. devreye başlamalı.Çok yıprandı geride bıraktığımız periyotta.

İkincisi ise Baros'un beklenmeyen sakatlığı takımı hücum anlamında farklı arayışlara itti.Yedek beklerken bu işi gayet iyi kotaran Nonda'nın iş başa düşünce bu işi yapamayacağını daha Bülent Korkmaz söylemişti zamanında.Nedeni ise Nonda'nın dizindeki problemdi ve 2 maç arka arkaya 70 dakika bile çıkaramayacak durumdaydı Nonda.İyi de dayandı ama kendini biraz zorlayınca sakatlandı.Bu bölge o yüzden Baros'tan sonra arayışlarla geçti.Her ne kadar Kewell bu bölgede oynayarak çok iyi işler yapmış olsa da Santrafordan sonra gelen solda Second Striker(yardımcı forvet) oyunu ile sistem adına daha faydalı bir adamdı.Keita tam bir kanat oyuncusu gibi oynarken solda arka direk koşuları yapan bir oyuncumuz vardı en azından.Baros'un olmaması bu yüzden takımı sadece 1 noktadan etkilemedi.O da Şubat ayında dönecek bu da takımın Mart aylarında bir sakatlık olmazsa,daha da pozitif olacağına bir işaret.

Üçüncü olarak ise Linderoth,Sarp,Özbek,Topal,Akman ve Elano'dan oluşan orta 3'lü de beklenen gelişimin gerçekleştiğini söyleyemeyiz.Son haftalardaki oyunlarıyla Topal,Sarp ve Elano adeta alternatifsiz kaldılar.
Ki bu 3 lü de bence kötünün iyisi modunda.3'lü arasında pas futbolu adına en iyisi Elano ki en çok eleştrilen de Elano.Barış Özbek'ten artık tamamen umudumu kestim.Linderoth da ona keza artık gönderilmesi daha doğru olacak gibi Ayhan da fizik olarak çok düştü bu sene o da anca rotasyonda bir alternatif olarak duruyor kenarda tabi kendine bakarsa.

Devre arasında orta sahaya pozisyon bilgisi ve pas becerisi yüksek bir oyuncu ve de forvete Nonda'nın yerine Baros'u yedekleyebilecek aynı zamanda onunla forma savaşına girecek istekli bir forvet oyuncusu alınırsa,
bu seneki misyonunu tamamlamış olcaktır Galatasaray...

| edit post

Ryan Giggs

Gönderen Unknown On 12:05 0 yorum

"I like the intense atmosphere where we are not just playing the team, we are playing their fans as well. I've never experienced anything like Galatasaray. Two hours before kick-off, we went out to have a look at the pitch and the stadium was packed! The chanting was brilliant: one side starts, then the other, then quiet, then all of them chanting! The players really enjoyed it. Before it was good, after it wasn't!''

Giggs Telegraph'a verdiği röportajda Galatasaray taraftarını da unutmamış.Yazının tamamı için www.telegraph.co.uk/sport/football/leagues/premierleague/manutd/5330731/Why-Ryan-Giggs-feels-this-season-is-the-best-yet.html

Bu da Türkçe'si

"Bu sınırları zorlayan, sadece takımıyla değil taraftarıyla da oynayacağımız atmosferden etkilenmiştim.Daha önce Galatasaray'da yaşadığım gibi bir tecrübe yaşamamıştım.Başlama vuruşundan 2 saat önce zemine bakmak için stada ayak bastığımızda, stat doluydu.Tezahüratlara hayran kalmıştım.Önce bir grup,daha sonra diğer grup tezahürata başlıyor,bir sessizliğin ardındansa hep beraber tezahürata geçiyorlardı.Biz oyuncular olarak bu atmosferde çok eğlendik ama bu sadece maçtan önce eğlenceliydi sonrası pek de öyle değil."

Manchester'da efsane olmuş bir oyuncunun hertürlü konudan konuşurken aklına Sami Yen atmosferinin gelmesi Galatasaray taraftarı için gurur vericidir.
| edit post

Dimyat'a Pirince Giderken ...

Gönderen Unknown On 10:47 0 yorum

Beşiktaş ve Saint-Etienne kulüplerinin 5.5M Euro'ya anlaştıkları haberi gelmişti gün içinde. Şimdi ise Bobo'nun Saint-Etienne kulübünün vermiş olduğu yıllık ücreti beğenmediği ve de yıl sonuna kadar Beşiktaş'ta oynamak istediğini açıkladığı haberi dolaşıyor ortalıkta. Geçen sene 8 verdiler satmadık 10-12 arası bi fiyata satmak istiyoruz gibi açıklamaları vardı Beşiktaş yönetiminin ,sezon başı Olympiakos takımının 4.5M Euro luk teklifini az bulduklarından kabul etmediler. Şimdi ise 5.5M Euroya razı olmalarına rağmen Bobo gitmek istemiyor.Sezon sonu da bu oyuncu serbest kalıcak.Armayı öpen bir futbolcunun da bu armayı ne kadar göstermelik öptüğü bu transfer olayında iyice gün yüzüne çıktı.İşine geldiği gibi daha doğrusu paranın emrettiği gibi davranıyor Bobo.
2 senedir Delgado ve Bobo'dan toplamda 15-18M Euro arası beklentisi vardı Beşiktaş yönetiminin. Bu 2 yıl içinde 2 oyuncuyu da üstün pazarlama yöntemleri ile pazarladılar.Şimdi Delgado tatil yapıyor Bobo oynasam mı oynamasam mı diye nazlanıyor.Bu 2 yıl içinde bonservisine dünyalar verilen Zapo'lar ,Seriç'ler,Gordon'lar,Higuain'ler,Ferrari'ler, bir de Köybasi transferi var.Beşiktaş piyasayı oyuncuyu aldığı fiyattan sanıyor olmalı ki satıcağı oyunculara böyle fiyatlar biçiyor.Sayın Demirören piyasa sizin bildiğiniz piyasa değil haberiniz olsun Bobo da seneye bedelsiz giderse umarım bazı şeyleri anlama olgunluğuna erişirsiniz.Bir dost ...
| edit post

Yapma Tobias

Gönderen Unknown On 04:10 0 yorum

Tobias Linderoth'un yakasını geldiği günden beri sakatlıklar bırakmadı.Bugün alınan habere göre de akşamki Netanya maçından sonra dizinde ağrılarının olduğu ve yapılan tetkiklerde sol dizinde menisküs yırtığı tespit edildiği bildirildi.Yarın Acıbadem Hastanesi'nde ameliyat olacak Linderoth.Tam da orta sahanın 2 yönlü oyuncu eksiğini giderecek adam olacak Tobias derken bu sakatlık olmadı.Tüm camiamızı üzdü Linderoth'un bu sakatlığı.2 ay kadar sahalardan uzak kalacağı açıklandı.Geçmiş olsun Tobias inşallah üzerindeki şanssızlığı atmış bir şekilde dönersin aramıza..
| edit post

Acı Çekmemiz Gerek (!)

Gönderen Unknown On 05:42 0 yorum
Daha önce Rijkaard'a başka bir tercüman gerektiğini ve bunun da Rijkaard'ın ana dilini konuşan birisi olması gerektiğini savunmuştum. Bugünkü haberler ne kadar haklı olduğumu bir kez daha kanıtladı. Yöneticilerimizden birinin artık bunu görmesini istiyorum.

Bugün Rijkaard basın toplantısında We have to sacrifice .. ile başlayan bir cümle kurdu.Tercüman bunu kazanmak için acı çekmemiz gerekli diye çevirdi.Fedakarlık göstermekle acı çekmek arasındaki dağlar kadar farkı hepimiz biliyoruz.Hadi bunu geçtim bütün basın da bunu manşetlerine böyle taşıdı.Sporx ise daha sonra haberi kaldırdı ama bir açıklama yapma gereği bile duymadı.

Resimlerde de görüldüğü gibi çeşitli başlıklar atıldı haberlerde.Bir başlık da benden gelsin.
Acı Çekersek Gerekeceğiz..
| edit post
Atalarımız demiş acele işe şeytan karışır diye de çabuk unutmuşuz.Haftalık,günlük hatta anlık yaşar olmuşuz.Bir şeyler yazıcaz diye, okunmak adına hemen aklımıza geleni yazar olmuşuz.Yıllardır yazarlarımızın alıştığı da bu değil mi? Takımın sahaya dizilişi, oyuncu tercihleri ile teknik ekibi eleştirmeler, efendim şu oyuncuyu kayırıyor da şuna da iyi davranmıyor tarzı eleştrilerle yorum yaptılar bugüne kadar.Muhtemelen bugünden sonra da böyle olacak.Medyanın gazını alan kulüp yönetimleri de onların dolaylı yoldan her zaman kölesi olmadılar mı? Teknik kadro ne zaman özgünlük yakalayabildi, ne zaman istediğini uygulamayı başarabildi.


Bunu deneyen teknik adamlar olmadı mı Türkiye'de? Oldu tabiki ama kimse düşünmedi ki bu değerlerin istedikleri düzen üzerine hemen cuk diye oturacak değil.Hiddink geldi bu gün göklere çıkarıyor basınımız.Zamanında Fener'i çalıştırmadı mı bu adam? Devre arasında takım kötü diye gönderilmedi mi? Yakın zamanda Del Bosque gelmedi mi Türkiye'ye.Tigana gelmedi mi? Geçen senenin örneği var Aragones gelmedi mi? Kimyası uymadı dediler genelde bu isimlere.Halbuki adamların oynatmak istediği oyun Avrupa'da oynanan hızlı tempoda,çabuk alan değiştirilen,topun iyi kullanıldığı futbol değil miydi? Bugün hangimiz övmüyoruz bu oyunu demiyor muyuz ligimizde oynanan futbola bakalım bi de Avrupa'ya ne kadar farklı diye?Peki bu teknik adamların amacı bunu oynatmak değil miydi? Bu anlayışta bir oyun tarzına kesinlikle alışık değil bizim Türk topçusu.Kullandığımız futbolcular -özellikle burda orta saha mevkisi önem arz ediyor.-sadece savaşan ve vasat düzeyde top dağıtımında rol alan oyuncular değil mi?Peki bu oyuncuların yıllardır alıştıkları karadüzenden; modern bir düzene geçmesi için zaman gerekmez mi?Oyuncu kalitesine göre bu zaman dilimi mükemmele ulaşmak için en az 3 ay değil midir ? Peki çok farklı bir düzen belirlemiş bir takıma bunun oturması için 6 aydan fazla zaman gerekmez mi? Bence tüm bunlar için bu kadar zaman gerekir.Çünkü oyunculara tüm oynadıklarını unutup farklı bir düzen empoze etmeye çalışıyorsunuz.Ve bu oyunu da liginizde oynayan topçu veya takım sayısı çok az hatta tam anlamıyla becerebilen bir takım yok.Bu geçiş süreci kesinlikle sancılı olacaktır ve böyle adımlar attığınızda ilk sene şampiyonluk hedefiyle yola çıkmayacaksınız.Çünkü amacınız zamanla bu oyunu oynayabildiğinizde ligi domine etmek olmalı.Bu oyun tarzı Avrupa'da başarılı oluyorsa; Tsl'de de başarılı olacaktır elbet layıkıyla uygulanmaya başladığında.


Bu yüzden farklı bir felsefe benimseyen hocaları getiriyorsanız arkasında duracaksınız.Sadece arkasında durmakla yetinmeyip teknik adamın oynatmak istediği sistemdeki en önemli bölgeyi de Selçuk,Maldonado,Josico gibi adamlara teslim etmeyeceksiniz.Burada bir kara delik oluşturmayacaksınız.Bu örneği sadece güncel olduğu için veriyorum.Ve bu konuda da en güzel örnek geçen sene Fenerbahçe'nin yaşadığıdır.Bu teknik adamlar elindeki oyuncularda eğer yetenek varsa; 1 yılda zaten bunu ortaya çıkarabilirler.Mesela Aragones geldiğinde Selçuk,Deniz,Maldonado'dan başka bu takımda orta saha oyuncusu yoktu.Kimler eklendi Emre Belözoğlu ve Josico.Peki takıma girdiği gibi bu anlayışı oynayabilecek kaç isim vardı ? 1 o da Emre .Peki Emre'nin sorunu neydi devamlılığının olmaması yani sık sık sakatlanması.Elinizde banko oynayabilecek tek oyuncunuzun da sürekli olarak oynayamayacağından,transfer de yapmadığınızdan tek bekleyeceğiniz şey Aragones'in Selçuk,Maldonado ve Josico 3 lüsünü istediği sisteme uygun adam haline getirmesidir.Peki Josico 32 yaşında olduğundan gelişime açık bir futbolcu mudur ? Kaldı mı elinizde 2 topçu Selçuk ve Maldonado.Selçuk Aragones zamanında potansiyelinin en üst seviyesine çıktı bence.Bu adamın orta sahada verebileceğinin en iyisi buydu.Sonuç olarak Galatasaray yazısında Fener'i örnek vermemdeki amacım anlatmak istediklerimi açıklayabilecek en güncel ve kolay örnek olması.Şimdi bu şartlar altında çalışan teknik adama bu şartları verirsen ve istediğini gerçekleştirmesini beklersen teknik adamın da işi zordur.1 yıl bekledikten sonra bile istese de aklındaki sistemi oturtamayacaktır.Bunu da işte Aragones'i 1 yıl bekledik ne oldu diyecekler için söylüyorum.


Şimdi gelelim Galatasaray'a.İlk resmi maçına Tobol karşısında çıktı Galatasaray.Hemen herkes başladı atıp tutmaya ilk maçtan.Yine başladık sabır göstermemeye.Rijkaard'ın neden bu 11 ile çıktığını kimse düşünmeden başladı.Galatasaray hedefleri olan takımdır işte Tobol gibi bir takımı şartlar ne olursa olsun yenmesi gerekir gibi sözlerle bak böyle giderse Rijkaard sezon içinde biz açarız ağzımızı, yumarız gözümüzü başlarız hakarete varan eleştrilere haberiniz olsun hesabı.Rijkaard ise gerçekten aklı başında ve mantıklı bir kadroyla çıkmıştı maça.Maç öncesinde de söylemedi mi bu adam Arda ve Baros'u 90 dakika kullanamayız futbolcu sağlığı açısından diye.Neden? Çünkü bu oyuncular kampa sonradan katıldı.Arkadaşlarına yetişebilmeleri için de farklı bir program uygulandı.Geçen seneki sakatlıkların ve ligin sonunu getiremememizin faturasını yüklemedeki problemler olarak çıkarmamış mıydı Rijkaard ve ekibi?O zaman aynı hataya kendilerinin düşme lüksü var mıydı?Ama kimse olaya bu yönden bakmadı.Medyanın gazına gelen yönetime uyup da umarım doğru bildiklerinden vazgeçip hazır olmadığına inandıkları adamlarla başlamazlar.Böyle olacağını da tahmin etmiyorum zaten bu ekibe olan güvenim tam çünkü.Sezon boyunca doğru bildiklerinden şaşmadan istediği çalışma ortamını bulacaktır Rijkaard.Bunu da yönetimin 2 senedir medyanın gazına gelerek yaptığı hataları farkedip artık gaza gelmeyeceklerini düşündüğümden söylüyorum.


Peki ileri 3 lüsü yeterli olan Galatasaray orta sahada bu zenginliğe sahip mi?Mevcut oyuncu kalitesi bakımından sahip değil gibi görünüyor.Çünkü bu 3 lünün sadece 1 i olacak oyuncu topluluğu var Galatasaray'da.Ama bu transfersiz giderilemez mi?Genç oyunculara şans verilip gelişime açık oyuncular bu mevkide kullanılırsa; zorlu bir süreç olacak belki ama mevcut kadroyla bunu yakalamak mümkün.Bu mevki için gerekli olan ve mevcut kadroda bulunmayan özelliklerin çoğu sonradan öğrenilebilir yetenekler.Genç oyunculardan da oluşan bir kadromuz var.Zamanla sisteme adapte olacaktır orta saha oyuncuları da.Defans da orta saha oyuncuları topu olumlu kullanmaya başladığında rahatlayacak ve toplar genelde burdan kullanılmak zorunda olmayacak hazırlık maçları ve Tobol maçında olduğu gibi.Çünkü gördük ki top en çok Servet ve Gökhan Zan'ın ayağına geliyor.Bu oyuncular da sınırlı yetenekleriyle oyunu kurmaya çalışıyorlar.Bu görev orta saha oyuncularına geçtiğinde Servet ve Gökhan Zan'ın pas teknikleri yeterli olacaktır.Daha iyisi ekstraya kaçar her zaman.Savunma hattı yeterli,orta sahası geliştirilebilir,hücum 3 lüsü üst düzey bir Galatasaray kadrosu var bugün.Bu kadroya gereken sabırlı bir bekleyiş.Bu da benim gözümde en az 4 ay hertürlü sonuca açık olmak demek.Verilen zamandan sonra da oturmayan taşlar olursa gerekli yerlere transferle bu kadro istenilen oyunu oynamayı başaracaktır.Umarım teknik ekip Florya'nın tek yetkilisi olur ve işine çomak sokulmaz diğer teknik adamlara yaptığımız gibi...
| edit post

Geçmiş Olsun Lucescu

Gönderen Unknown On 06:49 0 yorum

Galatasaray ve Beşiktaş'ı şampiyon yapan teknik adam Mircea Lucescu'nun sabaha karşı kalp krizi geçirdiği ve ameliyat edildiği öğrenildi.Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe de resmi sitelerinden bir bildiri yayınladılar.Ameliyatı başarılı geçen Lucescu'ya acil şifalar diliyorum.
| edit post

    Featured-video